‘Hikaye’ Fotoğrafçılığının İşletmeler Açısından Önemi

Akıllı telefonlardaki kameraların fotoğraf çekebilme yeteneklerinin geliştirilmesiyle birlikte biz de dahil olmak üzere çevremizde  hemen herkes günlük hayatından enstantaneler paylaşıyor. Özellikle Snapchat uygulamasıyla hayatımıza giren ve sadece 24 saat boyunca yayında kalan ‘hikaye’ içerikler özelliği Instagram ve Facebook’a da entegre edilince büyük bir hızla kullanımı yaygınlaştı.

‘An paylaşımı’ olarak da adlandıracağımız bu hikaye paylaşımı özelliği yaşamımızın minik parçalarını paylaşmak için Instagram, Facebook ve Snapchat gibi farklı içerik mecralarını kullanmakla ilgilidir. İnsanlar kendileri için en özel anlardan günlük yaşanmışlıklara kadar her şeyi belgelemiş oluyorlar. Geçtiğimiz günlerde Instagram her gün 400 milyondan fazla insanın ‘hikayeleri’ kullandığını açıkladı. Böylesine görsel bir paylaşım markaların içerik karmalarının bünyesine bu çok yetenekli aracı dahil etmeyi düşünmeleri gereken önemli bir eğilimdir.

Sosyal hikaye fotoğrafçılığı bir işletme ya da markaya önemli güçler sunmaktadır.

İçerik üretmeniz için pahalı prodüksiyona ihtiyacınız yok. Elinizdeki akıllı telefon ile bir fotoğraf çekin ona filtreler, metin ya da istediğiniz detayları ekleyin. İçerik hazır!

Günümüz müşteri odaklı pazarlama anlayışında bütün markalar müşterilerin ilgisini çekecek içerik yaratmaktan sorumlu birer yayıncı haline geldiğinden söz konusu içeriğin kalitesi giderek daha da artmaktadır. Bu bağlamda oluşturduğunuz içeriğe sanatsal bir bakış açısıyla yaklaşmanız dikkatleri üzerinize çekmeniz açısından önem arz ediyor. Fotoğraflarınıza yaratıcı filtreler ve benzersiz görüntüler ekleme olanağı veren hikaye özelliği iyi içeriğin kalbinde olması gereken sanatsallığı ve zarafeti oluşturmayı da bizlere sunuyor. Günümüzde markalar açısından ‘duygulara hitap etmek’ mantığından hareketle markanın ruhunu, bakış açısını ve sesini güçlü ve duygusal şekilde ileten bir içerik yaratmak kilit öneme sahip. Bu açıdan bakıldığında özellikle Instagram markaların eline bir sihirli değnek vererek çok iyi bir fotoğrafçı olmasak bile harika şeyler üretmek için gereken tüm araçları sunuyor.

Hikaye fotoğrafçılığının en güzel yanlarından biri de anlık olarak yayınladığınız hikayeye gelen tepkileri ölçebilmenizdir. Öyle ki yayın süresince fotoğrafınıza iliştirdiğiniz bir anket ya da beğeni butonu o içeriğin ne kadar dikkat çektiğini, beğenilip beğenilmediğinin bilgisini size kolayca ve anlık olarak bildirir.  Bu bağlamda belli bir zaman sonra takipçilerinizin neye ve nasıl tepki verdiklerini görerek hangi tür hikayenin daha geniş bir yankı uyandırdığını ve neyin bakış açınızı daha iyi ilettiğini etkili bir şekilde öğrenmiş olacaksınız. Aslında hikaye özelliği bir yandan markanızın müşterilerinizin algılarındaki gelişimini de sağlamış olacak.

Hikaye fotoğrafçılığı yaparken paylaştığınız görseller hem samimi hem de geniş kitlelere hitap edecek şekilde olmalı yani hem kişisel hem de evrensel olmalı. ‘Anı’ paylaşmaya yönelik araçların(Snap, Facebook, Instagram) artan popülerliğinin nedeni de bundan ileri gelmektedir.

Genç hedef kitlenin hızla Instagram’a kaydığını düşünürsek markaların bu mecrada hikayelerini daha kapsamlı bir şekilde anlatmak ve bakış açılarını iletmek için etkili bir şekilde kullanmalıdırlar çünkü ‘hikaye’ aracı gerçekten markalar ve müşteriler arasındaki kalın duvarları kaldırmak için büyük bir fırsat sunuyor.

1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.