Amasya’da Bir Bedelli

Bedelli askerlikten yararlanan birçok arkadaşım gibi ben de vatani görevimi Amasya’da yerine getirdim.

22. Dönem bedelli askerler olarak güzel bir askerlik süreci geçirdiğimizi söyleyebilirim. Sürecin özüne hızlı ulaşmanız açısından gün gün neler yapıldığını yazmaktan ziyade önemli noktalara değinip yazıyı sonlandıracağım. 

Amasya’da 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı’nda iki tane alay bulunuyor. Bunlar 12. ve 22. alaylar. İçeriye ilk girdiğinizde yoğun bir kalabalıkla karşılaşacaksınız ancak endişe etmeyin 1 saate kadar sıra size de geliyor. İçeriye girdiğinizde soyadınıza göre 12. ya da 22. alaya düşüyorsunuz.

Bana 22. alay denk geldi. İyi ki de 22 denk gelmiş dedim birkaç gün sonra. Neden derseniz 12. alaydaki binaların konumlandırmaları birbirinden biraz uzak. Öyle ki dolabınız, duşlar, yemekhane hepsi geniş bir alana yayılmış durumda ancak 22. alayda durum tam tersi, çok daha derli toplu bir yerleşim yapılmış. 

Amasya’da 11 bin bedelli asker vardı. Bu rakam Türkiye’deki en yüksek bedelli askere sahip Tugay anlamına geliyor. Genel olarak hızlıca eğitimlere değinmek isterim. 

İlk günler kayıt işlemleriniz, genel prosedür ve düzenle ilgili önce manga komutanları sonrada takım komutanları gerekli bilgilendirmeyi yapıyorlar. Genel olarak komutanlar her konuda yardımcı oluyorlar. Manga komutanları kısa dönem askerlerden oluşuyor. Takım komutanları ise üniversiteden mezun olur olmaz uzun dönem askerliğe başvurmuş ve kurada asteğmen olmaya hak kazanmış komutanlardan oluşuyor. Genelde yaşları 24-25 civarı ve iyi insanlardı. 

Sabah kalktığımızda ilk yaptığımız iş tıraş olmak ardından yatağınızı size ilk geldiğiniz gün gösterildiği şekilde yaptıktan sonra kamuflajları giymek. Ardından saat 7’ye kadar kahvaltınızı yapıyorsunuz. Kahvaltıdan sonra daha önceden belirlenen mıntıkanızın temizliğini yapıyorsunuz. Bu anlattıklarım her gün yapılan rutin işler. Bunlardan hemen sonra öğle yemeğine kadar eğitimler yapılıyor. Öğle yemeğinden sonra yine eğitim alanına götürülüyorsunuz ve eğitimler devam ediyor. Akşam 6’da yemek yiyorsunuz ve yatana kadar serbest bırakılıyorsunuz. Yatma vakti akşam 9-10 civarı. 

Amasya karasal iklime sahip bir ilimiz. Biz sıcakların yüksek olduğu dönemde yaptık askerliği bu nedenle gündüz 35-40 derecenin altında eğitimlerimizi aldık. Geceleri ise oldukça soğuk oluyordu. Genel olarak değerlendirdiğimde gündüz sıcak dışında aşırı zorlayan başka bir durum olmadı. Eğitimler kesinlikle ağır değildi. 

Temel eğitim sürecinde ilk hafta yanaşık düzen alma, uygun adım yürüme, tekmil verme gibi konular işlendi ve uygulandı. İkinci hafta ise tüfek eğitimi alındı. Tüfekler tahmin edeceğiniz gibi G3. Tüfekle birlikte rahat- hazır ol komutlarına uyma, silah söküp takma ve bakımını öğrendikten sonra atış yapıyorsunuz. Atış için ayrı bir gün belirleniyor ve tüm gün atışla geçiyor. 3 mermi hakkınız var ve istemeyen atış yapmıyor. Ben atışımı yaptım size de önerim atışınızı yapın gayet keyifli oluyor. Tabi ki komutanınızın emirlerini iyi dinleyin söylenenlerin dışında bir şey yapmayın çünkü atışlar sırasında komutanların stresi oldukça yüksek oluyor. Gerçek mühimmatla ilk kez tanıştığınız bu anda komutlara göre hareket ederseniz sorunsuz geçiyor. 

Askerliğin son haftasında ise Tugay içtima alanında yemin törenine hazırlık şeklinde bol bol uygun adımda yürütüldük. Temel eğitimin odak noktasını uygun adım yürüyüş oluşturuyor. Askerliğimiz boyunca hemen hemen her gün tugay içtimasına katıldık. Her yerde olan bir şey değildi bu ama bizde vardı. 

Özetle gittiğiniz yere göre değişebilir belki ama eğer Amasya’ya gidiyorsanız genel olarak çok zorlanmayacağınız bir askerlik süreci sizi bekliyor. Bunlar dışında birazda yeme-içme ve kişisel ihtiyaçlar noktasına değinip yazıyı bitireceğim. 

Yemekler genel olarak orta diyebilirim. Ancak bu kadar kişiye yemek yapıldığını düşününce bunu normal karşılıyorum. Ancak daha iyi olamaz mı ? Bence olabilirdi. 

Yazın gidiyorsanız eğer en çok ihtiyaç duyacağınız şey su olacak. 6-7 litre su tükettiğimiz günlerimiz olmuştu. Saka marka su var kışlada ve kantin dışında su otomatlarından da alabiliyorsunuz ancak her yerde sıra oluyor. Su otomatlarında bile minimum 10 dk. sıra oluyor. Bunun dışında kola otomatları da mevcut. 

Olur da yemekhane yemeklerini beğenmezseniz eğer alternatifler de mevcut. Döner, tost, hamburger gibi. Fiyatlar da oldukça makuldü. Ben  yemekhaneye çok gitmedim 3 haftada toplam gıda için harcadığım para 250₺ idi. 

İlk günler ayaklarınızda şişlikler, su toplama vs. gibi şeyler olabilir. Botlarla günlük hayatımızda bu denli vakit geçirmediğimiz için ayaklar ne oluyoruz diye bir tepki gösteriyor haliyle. Bu nedenle pudra, vazelin gibi malzemeleri yanınızda bulundurun. 2-3 güne alışıyor ayaklar. 

Özetle bedelli serüveni bu kadar. Sormak istediğiniz çok şey olacak muhtemelen ama düşündüğünüzden çok daha kolay geçecek merak etmeyin. 

Sorularınızı yorum kısmından iletebilirsiniz. Şimdiden hepinize hayırlı teskereler. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.