Ücretsiz Whatsapp Nasıl Para Kazanıyor?

Mavi çift tik, son görülme, çevrimiçi…

Bu terimlerle hergün karşılaşıyorsanız mobili ve Whatsapp’ı yoğun bir şekilde kullanıyorsunuz demektir. Hatta arkadaşlarınızın “mesajımı gördün neden cevap yazmadın” gibi tripleriyle de karşılaşmış olabilirsiniz.

2009 yılından bu yana hayatımıza giren ve son günlerde görüntülü konuşma özelliği de eklenen Whatsapp hayatımızın değişmesi zor bir parçası haline geldi. Değişmesi zor diyorum çünkü kendi alanında ilk olma özelliğine sahip olmasından ötürü pazarın kaymağını kendileri yiyor. Birçok rakibi de olmasına rağmen zirvedeki yerini ezici bir üstünlükle elinde barındırıyor. Öyle ki 500 milyonu aşkın kullanıcıya sahip tek mesajlaşma uygulaması olma özelliğine sahip.

2012 yılından itibaren ülkemizde de popüler hale gelen Whatsapp, 2014 yılında Facebook tarafından 4 Milyar Dolar nakit para, 12 Milyar Dolar hisse senedi ve 3 Milyar Dolar sınırlandırılmış hisse senedi karşılığında satın alındı. Satın alma işleminin akabinde uygulama ücretsiz hale getirildi. Yıllık 0,99 USD olan ücretin kaldırılması ve asla reklam yayınlamama prensibiyle milyonlarca insana hizmet vermeye devam ediyor.

Peki Facebook tarafından 19 Milyar Dolara satın alınan, hiçbir şekilde reklam yayınlamayan ve kullanım ücreti talep etmeyen bir uygulama nasıl oluyorda ayakta kalabiliyor?

Cevap aslında yapmış olduğum basit analizin içinde. 500 milyonun üzerinde kullanıcıya hizmet veriyorsanız bunların mahrem bilgilerine de erişebilirsiniz demektir. Yani Whatsapp’ı kıymetli kılan 500 milyonu aşkın kullanıcının bilgisi…

Whatsapp’ın web sitesinde bulunan oldukça uzun Kullanım Şartları sözleşmesinde bilgilerimizin üçüncü şahıslar ile paylaşabileceğini, firmayı satın alacak firmanın bütün kullanıcıların bilgileri ile beraber satın alacağı yazıyor. Yani demek oluyor ki Whatsapp’ı değerli kılan içerisinde barınan kullanıcı dataları. Facebook bir bakıma uygulamayı değil, 500 milyonu aşkın kullanıcının datasını satın almış oldu.

Whatsapp Facebook’dan sonra büyük kitleleri etkisine alan ikinci bir sosyal medya aracı oldu ve hemen herkese hükmederek tüm mahrem bilgileri devasa veri tabanına kaydetti. Toplumlar ile ilgili verilerin bir şirkette barınıyor olması bu tür bilgilerin perde arkasında birçok faaliyette kullanılabilir olmasının da önünü açmaktadır.

Dijitaldeki mahremiyet alanımız ve kişisel bilgilerimizin korunmasıyla ilgili hukuksal ve etiksel konuların daha çok gündeme geleceği ve tartışılacağı günler bizleri beklemektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir