Duygulara Hitap Etmek

Bildiğimiz üzere halkla ilişkiler kurumsal (CPR) ve pazarlama amaçlı (MPR) olmak üzere ikiye ayrılır. Pazarlama amaçlı halkla ilişkileri ele aldığımızda kendini pazarlayacak olan marka ilk önce tüketicinin zihninde bir yer edinmelidir. Bunu yapmak içinde insan hafızasının nasıl çalıştığını bilmesi gerekir.

Çoğu marka kararımızda duygularımız aklımızdan daha etkili bir rol oynar. Akıl da devrededir ama duygularımız satın alma esnasında belirleyici rol oynamaktadır. Yaşanan bir doğal afeti insan unutmaz çünkü o an yoğun bir korku yaşamıştır. Duygu yoğunluğu nedeniyle artık insanın zihnine yerleşmiştir. Bazı şeyleri tek bir defa duymuş olmamıza rağmen hayatımız boyunca asla unutmamamız, bunların yoğun duygularla birlikte kaydedilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenledir ki bir marka öncelikle hedef kitlesinin duygularına hitap etmeli aynı zamanda da fark yaratmalıdır.

İnsan belleği duygu temelli çalışır. Markanın verdiği mesajların hatırlanmasını sağlamak marka yöneticisinin öncelikli görevidir.  Bunu başarmak için ise hedef kitlesine değer verdiğini göstermeli aynı zamanda şeffaf olmaya çalışmalıdır. Marka çeşitli sosyal sorumluluk projeleri yaparak hedef kitlesi tarafından takdir edilen bir marka olmalıdır. Kamu yararı gözeten projelerle bilinirliğini artırırken hedef kitlesinin zihninde yer etmeyi başarabilir ancak bunun devamlılığını sağlamalıdır.

Nitekim Akbank’a baktığımızda yıllardır süre gelen bir Jazz festivali düzenlemeleri hem hedef kitlesinin zihninde yer edinmesi açısından hem de olumlu bir marka imajı yaratması açısından oldukça önemli bir örnektir.

Bir başka önemli örnek ise şu sıralar son versiyonu tanıtılan Apple’ın  iPhone’nu dur. iPhone alan bir insan akıllı bir telefon almanın yanı sıra itibarı da satın alır. Çünkü o cihazı satın alan kişi aslında erişilemezliği, mükemmelliği de satın almıştır. Artık kendisini daha özel ve ulaşılamaz hissedecektir.

Günümüzde insan beyninin pazarlama faaliyetleri karşısında nasıl tepki verdiğini ve markalara karşı olan düşünceleri Nöro Pazarlama yüksek lisans programlarının özellikle inceleme konusudur. Ülkemizde son iki üç yıldır açılmaya başlayan bu lisans üstü bölümlerde insanların pazarlama faaliyetleri karşısında göstermiş oldukları reaksiyonlar da incelenmektedir.

İnsan hafızasının nasıl çalıştığını bilmek, pazarlamacılara bu mekanizmayı yönetme gücü verir. Bu bağlamda yapılacak halkla ilişkiler çalışmaları oluşturulacak bir marka iletişimi açısından oldukça önemli ve kritik aynı zamanda uzun soluklu bir süreci kapsar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir